KARAGÖZ TATLISI

 

KARAGÖZ TATLISI

karagöztatlisi

    1 su bardağı sıvıyağ
    1 adet yumurta
    1 su bardağı yoğurt
    1 çay bardağı pudraşekeri
    1 paket kabartma tozu
    Aldığı kadar un
    2 çorba kaşığı kakao
    1 çay bardağı ince kıyılmış fındık

Şerbet için: 500 gram tozşeker

    2 su bardağı su
    Yarım limonun suyu
    1 çay kaşığı

vanilya

    Bulamak için: 1 su bardağı file fındık

TARİF

Öncelikle şerbeti hazırlayın.Vanilyayı ekledikten sonra karıştırın ve şerbeti soğumaya bırakın. Diğer taraftan derin bir kasede sıvıyağ, yumurta, yoğurt, pudraşekeri, kabartma tozu ve un ilave edip yoğurun. Hazırladığınız hamurdan portakal büyüklüğünde bir parça koparın. Bu parçaya kakao ekleyin ve fındığı da katıp, yoğurun. Sade hamuru merdane ile açın. Kakaolu hamuru rulo yapıp, sade hamurun kenarına koyun ve beraber sarın. Bir parmak kalınlığında kesin ve yağlanmış fırın tepsisine dizin. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında üzerleri kızarana kadar pişirin. Fırından aldıktan sonra sıcak tatlının üzerine soğuk şerbeti gezdirin. Tepsinin üzerini örtün ve 4 saat dinlendirin. Fındığa bulayıp, servis yapın.

Afiyet Şifa Olsun…

Karagöz Tatlısı deyince aklıma Hacivat’la Karagöz geldi ve sizlere bu güzel tarifle birlikte Hacivat’la Karagöz’ün bir konuşmasını paylaşmak istedim…:)


Davul Bahşişi

(İki arkadaş konuşarak yürüyorlar.)

HACİVAT – Aman Karagöz’üm, beni bazen kızdırsan da seni görünce rahatlıyorum, Nasılsın?…

KARAGÖZ – Teşekkür ederim, iyiyim Hacı Cavcav!

HACİVAT – Hayrola, kendi kendine niye gülüp duruyorsun?

KARAGÖZ – Başıma gelenleri hatırladıkça gülmeden edemiyorum. Hah hah hah!…

HACİVAT – Hah hah hah!… Demek seni bu kadar çok güldürecek kadar tuhaf şeyler oldu.

KARAGÖZ – Pataklarım ha, sen gülme!

HACİVAT – Canım nasıl gülmeyeyim, baksana çok komikmiş…

KARAGÖZ – Köftehor, daha beni dinlemeye başlamadan neye gülüyorsun?

HACİVAT – Tamam efendim, gülmüyorum. Haydi anlat?…

KARAGÖZ – Biliyorsun, Ramazan gelince benim dededen kalma davulu köşesinden çıkarıyorum.

HACİVAT – İyi yapıyorsun Karagöz’üm! Davulsuz Ramazan tuzsuz yemeğe benziyor.

KARAGÖZ – İyi ya, ben de ilk günden davulumu gümbürdettim ki Ramazan şenlenir oldu.

HACİVAT – Aferin, eline koluna sağlık!… Sonra?…

KARAGÖZ – Dinleyeceksen çeneni kapat Hacı Cavcav!

HACİVAT – Kapattım!…

KARAGÖZ – Dün de davulumu sırtlayıp düştüm yollara… Komşu mahallede kapı numarası ile başlayıp salladım tokmağı…

HACİVAT – Aman çal davulu Karagöz’üm, çal ki şu güzel Ramazan âdetimiz unutulmasın!

KARAGÖZ – Pataklarım ha, yine çenen açıldı!

HACİVAT – Canım efendim, verdiğin bilgilere senin adına seviniyorum da konuşmadan edemiyorum.

KARAGÖZ – Davulun sesi bir güzel çıkıyor ki Hacı Cavcav, keyfime değme gitsin!…

HACİVAT – Oh oh, maşallah, gelsin bahşişler!…

KARAGÖZ – Bahşişler geldi de… Evin birisinde başıma bilsen ne işler geldi.

HACİVAT – Aman Karagöz’üm, yanlışlık mı oldu?

KARAGÖZ – Yanlışlık falan olmadı da… Huysuz Haydar beyin kapısında işler karıştı. Evde sesler var, bekle bekle bahşiş yok…

HACİVAT – Efendim yoksa geç öteki kapıya… Herkes zorla para vermek zorunda değil ki…

KARAGÖZ – Bana bak, alamadığım bahşişleri sonra senden isterim ha! Köftehor, vermeyeceklerse önceden söylesinler de boşuna tokmak sallamayayım.

HACİVAT – Sen de haklısın Karagöz’üm! Pekâlâ, bekleyince ne oldu?

KARAGÖZ – Ne olacak, ben davul çalmaya devam edince üstüme pencereden bir kova suyu boşalttı.

HACİVAT – Çok ayıp etmiş ama bir şeye mi sinirlenmiş?

KARAGÖZ – Ben kapısında davul çalmadan az evvel evini soyan hırsıza sinirlenmiş Hacı Cavcav!

HACİVAT – Canım olsun, hırsıza kızıp davulcunun başına su boşaltılır mı?

KARAGÖZ – Hay hay, boşaltılmaz ya… Huysuz Haydar beyin bütün parası çalınmış da bana verecek bahşiş bile kalmamış…

HACİVAT – Vah vah vah!… Pekâlâ sen ne yaptın?

KARAGÖZ – Ne bileyim!… Kafama su boşaltacağına, pencereden soyulduğunu söylesene, topladığım bahşişleri de verirdim.

HACİVAT – Aferin Karagöz’üm! Eeee, sonra?…

KARAGÖZ – Ben inadına kapıda çalmaya devam ediyorum.

HACİVAT – Şey, davulun ıslanmamış mı?

KARAGÖZ – Önce ıslanmamıştı. Çalıp söylediğim mâniyi duyunca kafama bir kova daha su boşlattı.

HACİVAT – Ne mânisi söyledin bakayım?

KARAGÖZ – Yarım kaldı uykusu,
Sardı bahşiş korkusu,
Haydar Bey pencereden
Başıma boşalttı su.

HACİVAT – Allah iyiliğini versin Karagöz’üm!… (Konuşarak yürümeye devam ederler.)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s